21 Nisan 2010 Çarşamba

Sorununuz varsa bu fotodakini kullanın


Geçen gün mecidiyeköyden ömerlerden eve dönüyorum. Ömerler kim derseniz, ömerler işte. Ömer, emir ve nihan. Bi de yeni kedi almışlar ismi loki, hayatımda böyle uysal sevimli kedi görmedim. Kedi dediğin aksi gergin bir hayvandır, cırar durduk yere, paso yemek ister, bu hiç böyle değil valla. Bir de anneleri var derya abla. Ömerler bunlar yani. Neyse bunlardan dönüyorum ama neyle, şu iki katlı ingiliz otobislerine benzeyen ama onlardan olmayan otobüsler var ya onlarla. Çıktım üst kattayım, kitap okuyorum mizik dinliyorum, yanıma biri oturdu. Oturduğu gibi channel no:5 ile ter kokusu aynı anda geldi. Böyle iğrenç bir karışım olamaz, ya da olduysa ben tecrübe etmemişim. Sevgili bağyan okuyucularımız, burdan sizden bir dileğim var, lütfen ter kokmayın, kadına yakışmaz. Valla başka da isteğim yok lan, kokmayın yani ter mer. Kadın dediğin gül kokar bal kokar arkadaşım. Bir de üzerine parfüm sıkmış ki terle oluşturduğu karışım radyasyon yaydı şerefsizim otobüse. Karnımdan ayrı bir kol bacak çıkacak mutasyondan dolayı diye çok korktum aklım gitti, ağzıma burnuma titreme tik geldi. Sonra bişey olmadı tabi ben de unuttum teri meri, mis gibi fıstık gibi hayatıma geri döndüm. Neyse işte anlatacağım da bu kadardı zati. Size daha KOMİK ANI ile gelmek isterdim ama bugün güldürme değil düşündürme yazısı yazdım, topluma karşı sorumluluğumu yerime getireyim dedim. öptüm kib bye

1 yorum:

  1. hahah çok güldüm ya. ama var öyle ablalar. terledikten sonra parfüm sıkan dahilere selam gönderiyorum burdan.

    YanıtlaSil