2 Nisan 2010 Cuma

Bir sınav günü


O gün açıköüretim sınavlarım vardı ve erkenden kalkmıştık. Daha doğrusu ben uyumamıştım, annem de o pazar çalışaçaktı, peder bey ikimizi de götürecekti. İki yer de Alsancak'taydı, araları arabayla 5 dakikaydı. Okadar rahat başladık ki güne, rahat rahat yetişiriz ederiz diye. Sonra ne mi oldu? Bizim emektar araba tekledi. Hadi bakalım bir saat onla uğraş, valideyi götür, sonra zar zor benim sınava yetişmece. Gerçi yine 15 dakika vardı sınava, Alsancak Cami durağından Gazi İlköğretim okuluna doğru yürüdüm, sınav oradaydı. Zaten enteresan bir gündü ve buna çok daha trip bir olay eklendi. Arabasını Sevinç pastanesinin karşısına çekip uyumuş bir taksici, ve arabadan şu sesler geliyor;

"and if the dam breaks open many years too soon and if there is no room upon the hill and if your head explodes with dark forebodings too i'll see you on the dark side of the moon..."

"Pink Floyd - Brain Damage" çalıyor len takside bangır bangır. Demıc'ın Allahını yiyorum orda ayak üstü. "Ne olduk lan?" diye gözlerimi ovuştura ovuştura okula varıyorum, bir de çay patlatıyorum cigaraylan. Baktım ki kalmış 5 dakika. Hiç de huyum değildir tuvalete girmek falan sınavlardan evel. Hani millet olmasa bile girer ya ne olur ne olmaz diye. Girdim busefer. Kapi da bozukmuş, kilitli kaldım mı? Belli ki o kapı daha evel başkalarını da mağdur bırakmış, darbeli inceden. Darbeli yerden o pvc kapıyı resmen yararak dışarı çıktım, ama bi 10 dakika falan sürdü, yardım edecek kimse de yoktu o sırada. Tam kurtuldum diye seviniyorum ki bir baktım heryerim kan. Çalışma kağıtlarım, beyaz tişörtüm, şu, bu. Elim kesilmiş fena, haberim de yok. Yıkıyorum, ediyorum, kantinden yara bandı alıyorum falan, sonra birden sinirlenip görevli polislere patlıyorum bağıra bağıra; "ya bu nasıl kapı arkadaş, yapçağınız kapıyı, hayatım skldi be..." falan. 2 genç polis fazla renk vermiyor, anlıyorlar can havlimi, ki benim için hayırlı oluyor. Sonra düşünüyorum; "len adamlarla ne alakası var?". Sonra kendimi sınıfa atıyorum, sınav 15 dakika evel başlamış. Elim, kolum, üstüm, başım kan. Görevli hoca dehşete kapılıyor ama o da renk vermiyor fazla, ses etmiyor. Sınav cevap kağıdım falan full kan oldu amk. Bir buçuk saatlik sınavı 25 dakkada bitirip çıkıyorum, sokaktaki insanlar tip tip bana bakıyor. Katil gibiyim falan, kanlar içinde. Öyleyken böyle işte...

Geçtim olm o derslerden, çok acaip. Sınav kağıdındaki kanı bir mesaj gibi algıladılar sanırım. Kredi Yurtlar Vadisi!

2 yorum:

  1. Bi sınav günü bu kadar Kurtlar Vadisi tadında yaşanabilir!
    Pink Floyd dinleyen taksiciyle tanışmak isterdim.. Bi gün pazarda marulcu abi bana yılbaşı üstü "Mutlu Noeller" dedi! Noluyooğ laağn bi amerikan filmindemiyiz yoksaağ diye titredim olduğum yerde!

    YanıtlaSil